Profil de **öSqE*** * * Ö's'q'E b'A Ş K'aPhotosBlog Outils Aide

Blog


    29 juillet

    'savunmam'

    İstanbul un en ağır kışını geçirdiği seneydi, yazdan kalma bir gün havalar erken kararmaya başlamamış henüz . . sonbahar mevsimi bir hüzün taşır kesesinde kanguru misali ve bundandır eylülde doğanların gözlerindeki buğu.! 1987 de daha İzmir in kurtuluş törenleri başlamadan sabah 5 gibi elime bir kalem vermiş annem hadi demiş aç gözlerini yazmaya başla hikâyeni

    Her 9eylül de kutlamışlar devam ettirdiğim hikâyemi ve bir gün bir bakmışlar aradan tam 20 yıl geçmiş 30 lu yaşların iç geçirerek hatırladıkları o bahar ...

    ben şimdi annemin verdiği kalemle devam ediyorum hikayemi yazmaya her geçen gün bir şey daha öğrenerek yeni bir tat tadarak bazen ağzım yanarak bazen tadı damağımda kalarak verilen görevi yerine getirmeye çalışıyorum

    aslında hiç sevmedim sorumluluk almayı başkaları konuşsun ben dinleyeyim istedim onlar oynasın ben izleyeyim onlar başarsın ben alkışlayayım

    yok sınırlı değildi hayallerim

    hayattan hep alacaklıydım ben hep hayaller kurardım çapımca hatta bazen abartırdım mevzuu

    ama bazen hayat küçüğüm demene aldırmıyor

    senden büyük herkes soruyor "sen ne yaşadın ki?" ama herkesin bir ağırlığı var bir yerde

    sahip olduklarından yitirdiği yitirirken acı çektikleri acı çektirenleri aşk verenleri aşkına aşk vermeyenleri.

    Aşk insanoğlunun yüzyıllardır derman bulamadığı bir ağrıydı çoğu zaman ya da eşi benzeri olmayan bir mutluluk hali

    Evet küçüktük biz çok yara almamıştık dizlerimiz çok kanamamıştı belki de sadece nefes nefese kalmış yorgun çocuklardık

    ben büyüdükçe farkettim annemin yazmamı istediği hikayede aşkın büyük bir ağırlığı vardı buna göre yaşamalıydım tadında bırakmalıydım acıyı ama yinede bulutlara çıkmalıydım aşkın ön ayak olduğu bir masalda

    Karşıma çıkınca aşk unuttum yüksekten korktuğumu ne kadar çok şeyi unutturduğunu hatırladım sonra

    Kafa yormadım daha fazla aşk için belli ki karışıktı anlam aradıkça anlamsızlaşan bir oyundu

    Oyundu diyorum da bakmayın siz yinede kuralı yoktu bir anlıktı her şey bir göz açıp kapama anı kadar kısaydı ve bir o hayatta olduğuna dair kesin bir gösterge

    Bazıları şanslıydı bu kanıtta bazıları şanssız

    Ama sonucu vardı mutlu ya da mutsuz bir son herkes için hazırlanmıştı

    İlk aşk ilk acı ilk adımdan sonra biraz daha farklılaştı her şey hayat yeni yeni sürprizler sunuyordu daha büyüdüğünden emin olmayan bana

    ilk düşündüğünde süper gelen yeni bir fikri vardı tek başına yaşamak

    Yaşamak güzeldi belki tek başına olunca eğlenceli bile olabilirdi

    Annemin verdiği kalemi cebime iliştirdim ve yola koyuldum insanlar tanıyacak hikâyeler öğrenecektim heyecan vericiydi

     

    \\Daha önce hiç görmediğim şehirler varmış benim ismini bile duymadığım semtler  hiç yolumun düşmeyeceği caddeler ve en kötüsü daha önce hiç girmediğim çıkmaz sokaklar

    Hepsini deneyecektim hem de korkmadan elimde kalemim gördüğüm her şeyi yazıyordum tanıdığım herkesi

    çıkamadığım bütün  sokakların adlarını ezberliyordum maksat ders çıkartmak

    Annem bir şeyler öğreneyim diye göndermişti beni buraya ve ben annemin tahmin edemeyeceği kadar çok şey öğrenmiştim hala da öğreniyordum

     

    Şimdi yorgun bir çocuk ve umutlu bir yetişkin olmanın verdiği garip bir hisle yorulmamayı öğrenmeye hevesli  bir şekilde annemin doğar doğmaz elime tutuşturduğu  kalemle gurur duyulacak bir hikaye yazmaya  devam ediyorum kah el yazısıyla kah titreyen elimden ötürü çirkince yazılan bir hikaye

     

    Elimde boyalar var benim herkesin yaptığı gibi bende harfleri yan yana getirip ifade özgürlüğümü kullanıyorum ortaya çıkanı boyayınca farklıymış gibi görünüyor sayfama resimler yapıyorum güzel görünüyor yaptığım cümlelerimle hayatımı süslemek(!) aslında

     

    Bir sizi süslemiyorum hepiniz su gibi . . sanırım bu yüzden  Feridun düzağaç'a söz düşüyor;

     

    “tanıdıklarımın çok azını tanımadıklarımın hepsini seviyorum.”

     

                                                                                                                                           ösqe .!  28-07-‘07  

    Commentaires (2)

    Veuillez patienter...
    Le commentaire entré est trop long. Raccourcissez-le.
    Vous n'avez rien entré. Réessayez.
    Il est actuellement impossible d'ajouter votre commentaire. Réessayez plus tard.
    Pour ajouter un commentaire, tu dois avoir l'autorisation de tes parents. Demander l'autorisation
    Tes parents ont désactivé les commentaires.
    Il est actuellement impossible de supprimer votre commentaire. Réessayez plus tard.
    Vous avez dépassé le nombre maximal de commentaires qu'il est possible d'envoyer le même jour. Réessayez dans 24 heures.
    Votre compte a pu laisser les commentaires désactivés parce que nos systèmes indiquent que vous risquez d'arroser d'autres utilisateurs de messages. Si vous pensez que votre compte a été désactivé par erreur, contactez l'assistance en ligne de Windows Live.
    Effectuez la vérification de sécurité ci-dessous pour finaliser l'envoi de votre commentaire.
    Les caractères entrés pour la vérification de sécurité doivent correspondre à ceux de l'image ou du fichier audio.

    Pour ajouter un commentaire, connectez-vous avec votre identifiant Windows Live ID (si vous utilisez Messenger ou Xbox LIVE, vous avez un identifiant Windows Live ID). Connectez-vous


    Vous n'avez pas d'identifiant Windows Live ID ? Inscrivez-vous

    Aucun noma écrit :
    ben burkayım şaka yaptım özge abla tugce degilim :d gerçekten güzel yazmışsın
     
    12 Nov.
    Aucun noma écrit :
     
    özge abla ben senin kuzenin tugce:d fallaha eger sen yazdıysan güzel cümlelr kurmuşsun yani güzel yazmışsın bakın bu benim cuzenim işte:d
    12 Nov.

    Rétroliens

    L'URL de rétrolien de ce billet est :
    http://osqe7.spaces.live.com/blog/cns!6165F8B6621AA95A!367.trak
    Blogs Web qui font référence à ce billet
    • Aucune